DOLAR 7,0528
EURO 8,4505
ALTIN 462,417
BIST 1091,8
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Az Bulutlu

Mental dayanıklılık!

Bir süre önce, günümüzde yaşanan ve hepimizin şaşkınlıkla dahil olduğu ”Pandemi” üzerine ufak bir paylaşımda bulunmuştum.

Aslında üzerinde uzun uzun konuşulabilecek bir konu olduğundan bir de yazıya dökmek istedim. Nedir Mental Dayanıklılık ve şu anda buna neden her zamankinden daha çok ihtiyacımız var?

Mental Dayanıklılık kısaca yaşadığımız her tür zorlu durumdan kararlılık ve odaklanma sayesinde kurtulmak veya zorlu süreci başarıyla atlatmak olarak tanımlanıyor. Çeşit çeşit zorluk var ve bazen kendi yaşadığımız zorluklar bizi öylesine meşgul ediyor ki, bizden önce de bunu yaşayan olmuş mudur, onlar nasıl başa çıkmıştır düşünmüyoruz, sadece biz yaşıyormuşuz gibi geliyor. Kimi zaman başkalarının yaşadıkları sorunları küçümseyip kendi sorunumuzu dağ yaptığımız da oluyor ama insanoğluna kızmamak gerek bu konuda, çünkü başkalarının sorunlarına duyarlı olabilmek de zamanla gelişiyor ve sağlam empati gerektiriyor. Ben de bunu zamanla öğrenenlerden biriyim.

Şu anda hepimizin yaşadığı sorun ise, daha önce eşi benzeri görülmemiş, kimsenin tecrübe etmediği, ansızın yakalandığımız bir sorun. Sadece filmlerde olur sandığımız ve belki günümüzde olsa ‘yok canım hemen çaresini bulurlar’ dediğimiz bir salgın ile mücadele ediyoruz. Hayat durdu, ekonomi durdu, eğlence durdu, eğitim durdu…

Mental dayanıklılık tam da burada gerekiyor. Sorunlarla baş edebilme gücü ve sağlam duruşu bozmadan devam edebilme yeteneği edinmek ve bunu sürdürmek için neler yapılabilir;

Bakış açısını değiştirmek; bu çok inandığım bir yöntem, bir konuda dar görüşlü olmayı bırakıp, pozitif taraflarını düşünmenin yanı sıra konuya karşı bakış açısını değiştirebilmek inanılmaz bir güç verebiliyor. Çok kolay değil ama ”başkası olsaydım” yada ”başka bir coğrafyada olsaydım” gibi geniş çaplı düşünceler bakış açınızı değiştirmenizi kolaylaştırıyor.

Esnek fikirli olmak; ”en kötü plan bile plansızlıktan iyidir” ancak planın da esnek olanı makbuldür. Her konuda planınız olsun ama değişim ihtimalini göz önüne alarak esnetebileceğiniz şekilde olsun. Körü körüne bir plana sadık kalmaya çalışırsak önümüze çıkan diğer fırsatları göremeyebiliriz hatta itebiliriz.

Konfor alanından çıkmak; insanı şu dünyada mutlu edebilen iki şeyin gerekliliğinden bahsedilir, biri sevgi (her tür sevgi) diğeri üretmek. Bir insan üretmediği zaman mutsuz olur, üretmek için de kapasitesinin ne olduğunu bilmesi gerekir. Kapasitesinin ne olduğunu anlaması için de konfor alanından çıkması gerekir. Bütün icatlar ihtiyaçtan bulunur, konfor alanından çıkarsak elimizi taşın altına koymuş oluruz ve neye ihtiyacımız olduğunu, neler yapabileceğimizi görebiliriz.

Sabırlı olmak; ben de olamıyorum çünkü hiç kolay değil. Bir keresinde bir arkadaşımla müze gezerken ben katları hızlıca gezip onu çıkışta beklediğim için bana çok sitem etmişti. Neden hızlı gezdiğimi izah etmeye çalışsam da tüm akşam çok başarılı olamamıştım. Birgün bir psikiyatrist arkadaşımla sohbet ederken ”hiperaktifler ve sabırsız kişiler müze gezemezler” dedi. Acaba hiperaktif miyim diye düşünürken diğer belirtileri göstermediğim için sabırsız olduğuma kanaat getirdim. Sabırlı olmak her alanda işimizi kolaylaştıran bir erdem ve bunu geliştirmek için satranç oynamak, yapboz yapmak, çocuk büyütmek ( bunu da ben ekledim) gibi aktiviteler öneriliyor.

Herşeyin bir sonu var; bitmez sandığımız herşey bir şekilde bitmedi mi? İyi ve güzel olanlar gibi kötü ve acı verici olanlar da bitecek. Her zaman diliminde yaşadığımız sorunlar değişmiyor mu ? Bundan bir yıl önce nisan ayında neye üzüldüğünüzü bulun, bir düşünün, şu anda hala ona üzülüyor musunuz ?

İmgeleme yapmak; hayal etmek, düşünmek ve kendinizi olmak istediğiniz yerde görmek, imgelemek çok ama çok önemli. Bunu sürekli yaptığınızda zaten hedefiniz haline geliyor, hedefi olan bir insanın da önüne çıkan engeller onu yıldırmıyor. Hedefe doğru yürürken çıkan her engel kişiyi inanılmaz güçlendiriyor ve mental dayanıklılığını artırıyor.

Öğrenmek; hayat tecrübelerle dolu bir derya, her birini bizim yaşamamız şart değil ve yaşayan herkesten birşeyler öğrenmek de elimizde. Bir sorun yaşayan kişinin bu sorunun üstesinden nasıl geldiğini sorun ve öğrenin.

Son olarak ”Resilience” sözcüğüne de değinmek istiyorum. ”Psikolojik dayanıklılık” olarak tanımlansa da literatürde birçok tanımı var. Toplumsal düzeyde cevap arayan araştırmacıların yaptığı tanıma göre; ”Resilient” olmak için kişi önce bir risk durumu yaşamalı ve sonra başarılı bir şekilde bu riske yanıt vermelidir. ”Resilience” büyük risklere adaptasyonel yanıttır. Olaylara ve koşullara nasıl adapte olduğumuz, adapte olma hızımız önemli. Yaşadığımız çevre ve koşullar kadar, kişilik özelliklerimiz, mental dayanma gücümüz bizi ”Resilient” yapabilir. İş dünyasında da önemi her geçen gün artıyor ve riske adapte olabilenlerin hızla ilerleyeceği öngörülüyor.

Şimdi bir dönem dizisi açıp bundan bin yıl önce insanlar neler yaşamışlar onlara bakayım da biraz halime şükredeyim, gerçek hayat hikayeleri de okuyabilirim. Her aldığımız nefes ne kadar değerli ve iyi ki bize bahşedilmiş…

Deniz Çağla Gençtürk Eğitmen / Yönetim Danışmanı



YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.