Ekonomi Doktorunuz

DOLAR 7,8203
EURO 9,4454
ALTIN 456,61
BIST 1.334
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Çok Bulutlu
İstanbul
9°C
Çok Bulutlu
Per 14°C
Cum 14°C
Cts 16°C
Paz 15°C

Büyük olan borsa mı yoksa intikam duygunuz mu?

Büyük olan borsa mı yoksa intikam duygunuz mu?

“Bir deney için gönüllü bir denek olduğunuzu varsayın. Bu deneye göre; hiç tanımadığınız biri ile ayrı ayrı odalarda yer alacaksınız ve bir güven oyunu oynayacaksınız. Deneyin kuralları ise şu şekildedir:

1)Deneyden sorumlu görevli size ve diğer odada bulunan kişiye 10$ verecek. Ardından görevli sizden bir karar vermenizi isteyecek. Az önce size verdiği 10$’ı diğer odadaki kişiye gönderecek misiniz yoksa göndermeyecek misiniz?

2) Eğer 10$’ı diğer odada bulunan kişiye göndermeme kararı alırsanız her ikinizde size verilen paralarla odalardan ayrılabilirsiniz ve deney burada biter. Ancak 10$’ı diğer odaya gönderme kararı alırsanız; deneyden sorumlu kişi diğer odada bulunan kişiye 30$ daha verecek. Böylece diğer odada bulunan kişi önceden verilen 10$, sizin gönderdiğiniz 10$ ve deney sorumlusu tarafından verilen 30$ ile toplam 50$ sahibi olacak.

3) Size verilen parayı diğer odada bulunan kişiye gönderme kararı aldıktan sonra sıra karşı tarafa geçecektir. Diğer odada bulunan kişi paranın size yarısını göndermeyi seçebilir. Eğer bunu seçerse hem siz hem de kendisi $25 sahibi olarak odadan ayrılabilirsiniz. Ancak karşı taraftaki kişi isterse parayı sizle paylaşmadan $50’ın hepsini alarak oyunu bitirebilir.

4)Diğer odada bulunan kişi sizinle parayı paylaşmak istemezse, deney sorumlusu size bazı seçenekler sunacaktır. Bunlardan ilki; isterseniz oyunu bu şekilde bitirebilirsiniz.

İkincisi; deney sorumlusuna kendi cebinizde bulunan paradan (aylık kazancınızdaki parayı) vererek, diğer odada bulunan kişiyi, sizle parayı paylaşmadığı için cezalandırabilirsiniz.

5)Deney sorumlusu verdiğiniz her $1 karşılığında sizinle parasını paylaşmayan kişiden $2 alacaktır. Bu durumda, eğer $25 dolar verirseniz, karşı taraf sizinle paylaşmadan kazandığı $50’ı kaybedecektir.

Sorularımız ise şunlar:

Hiç tanımadığınız bir insana güvenip size verilen parayı o kişiye verir misiniz?

Karşı taraf sizin yaptığınız gibi size güvenmez ve parayı sizle paylaşmaz ise; sorun değil deyip deneyi bitirebilir misiniz?
Eğer karşı tarafın elde ettiği bu kazancın haksız veya adaletsiz bir kazanç olduğunu düşünüyorsanız paranızın ne kadarını feda ederek karşı tarafa acı çektirmek istersiniz?”

İnsan doğası birçok duygu barındırmaktadır. Ancak bir duygu vardır ki adaletsizlik, haksızlığa uğramışlık, kıskançlık gibi hislerle birlikte ortaya çıkar ve insanı hiç düşünmediği davranışlar yapmaya tetikler. Tolstoy’un Anna Karanina’sı, Yaşar Kemal’in İnce Memed’i, Dostoyevski’nin Raskolnikov’u, Shakespeare’in Hamlet’i…

hepsi bu kuvvetli duygu ile bir isimden öteye geçip önemli karakterler haline gelmiştir. Paris, Truvalı Helen’i kaçırdığında kocası Merelaus bu duygu ile baş edememiş ve binlerce kişinin öleceği Truva savaşını başlatmıştır. MS903-945 yılında yaşamış olan Kiev Prensesi Olga bu duygu ile öyle katliamlar yapmıştır ki bunlardan bazıları Game Of Thrones dizisinin sahnelerinde gözümüze çarpmıştır. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi bu kuvvetli duygunun adı: İntikam.

İntikam Duygusu

İnsanlara normal şartlar altında “intikamcı mısınız?” diye sorarsanız birçoğu “hayır”, “asla”, “tabi ki de değilim” gibi cevaplar verecektir. En basit haliyle bakarsak bu yorum izlenilen filmlere verilen yorumlarla bile tutarsız olabilmektedir. Haksızlığa uğramış birisinin hayat hikâyesini anlatan filmler izlediğiniz zamanları hatırlayın.

Ne hissediyordunuz? Haksızlığa uğrayan kişi intikam duygusu ile kendi bireysel savaşını verirken birçoğumuz destekliyoruz; hatta o karakterle kızıyor, sinirleniyor, onu haksızlığa uğratan kişinin film sonunda muhakkak cezalandırılmış olarak görmek istiyoruz.

Film sonunda “kötü adam” cezalandırılmamış ya da bir şekilde cezasını bulmamış ise bu sefer yönetmene, yapımcıya, filme hatta gerçek hayatta oyunculara bile sinirlenebiliyoruz. O zaman asıl soru, “intikamcı mısınız?” değil, “intikam alma fırsatı size verilse intikam alır mısınız yoksa almaz mısınız?” olmalıdır. Çünkü film sonrası yönetmene ya da senariste kızıyor olmamızın asıl sebebi intikam alma gücü ve fırsatı varken bunu yapmamış olması.

Sinema tarihine “intikam üçlemesi” filmlerden biri olan Oldboy filmini kazandıran Güney Koreli Yönetmen Park Chan-Wook intikam için şöyle demiştir; “İntikam, muazzam bir enerji ve tutku gerektiren bir duygu. İntikam peşinde koşan kişi günlük hayatındaki her zevki bir kenara atmak zorunda. İntikam duygusu başka bir tür zevk getiriyor, ama sonunda bu zevk hiçbir işe yaramıyor. İntikam peşinde koşan kişi amacına ulaşıp intikamını alsa bile, bu uğurda kaybettiklerini geri getiremiyor. İşte intikam duygusunun böyle bir paradoksu var.”

Duygunun paradoksu… Sistemin, düzenin adaletsiz olduğunu düşünmek ya da kuvvetli bir haksızlığa uğramış olma hissiyatı intikam duygusunu ortaya çıkarmaktadır.

Bu duygu ilk ortaya çıktığı zaman kişi kendine tutunacak bir şey bulduğu için yoluna devam etmektedir ancak aslında bu durum insanın bütün enerjisini ve tutkusunu hiçbir yere ulaşmayacak olan bir olaya odaklanma halidir. Bunu misilleme ile karıştırmamak gerekmektedir. Misilleme bir nevi caydırıcı bir hareket olup davranış biçimi duygularla değil mantık ile hareket eden bir tutumdur ancak intikam duygusu genel anlamıyla rasyonellikten uzaktır ve temel öfkeden kurtularak rahatlama isteğidir.

Amerika’nın toplumsal olaylar haberlerinde sıklıkla karşımıza silahlı saldırı haberleri çıkar. Yapılan araştırmalara göre, Amerika’da cinayetlerin 20%’si, okullarda olan saldırıların 60%’ı intikam kaynaklı olmaktadır.

Genelde bu tarz saldırılar, saldırganın intihar etmesiyle veya kendisini polislere vurduracak eylemler yapmasıyla son bulur. İntikamın paradoksu, bu tarz haberlerde daha belirgin görülebilmektedir. Saldırgan, öfkeden kurtulma isteği ile bir saldırı düzenler. Saldırıdan sonra odaklandığı ve kendisini eyleme geçiren ve ayakta tutan tek şeyi kaybetmiş olur bu yüzden de saldırı sonrası intiharı seçer.

Peki, bir insan neden bu kadar rasyonellikten uzak bir davranış sergiler? Freud kendi çalışmalarını yaparken saldırganlık ve zevk arasında bir bağlantıdan bahsetmiştir. Yakın zamanda yapılan çalışmalarda gösterdi ki intikam zevki beslemektedir. Çünkü intikam duygusu beyindeki haz duygusunu çalıştırmaktadır. İç içe geçmiş sarmallar gibidir.

İntikam duygusu zevk duygusunu ortaya çıkartırken kimi zamanda insanlar zevk almak için intikama yönelirler. İlk seferde insanların hissettiği kuvvetli haz sonrasında bağımlılık gibi insanı başlangıçtan daha kötü bir noktaya sürükler.

Cezalandırma, intikam alma ve karşı tarafın acısı karşılığında haz duyma duygusu biyolojik olarak insanlarda bulunmaktadır. Ancak bu dürtüler genellikle insanlarda ki güven duygusu sarsıldığında açığa çıkmaktadır. Yukarıdaki deneyi ilk okuduğunuz zaman belki $10’ı diğer kişiye vermekte hiçbir güven sorunu yaşamadınız.

Fakat karşı taraf, sizin sayenizde kazandığı $50 ‘ı sizinle paylaşmayınca haksızlığa uğramış hissetmeniz çok anormal bir durum değil. Anormal olan kısım bu deneye başladığınızda cebinizde var olan parayı karşı tarafı cezalandırmak için kullanma isteğiniz.

Deney bittiğinde intikam aldığınız kişi geldiğinde cebinde olan para ne kadarsa onunla tekrar yoluna devam edecek. Peki ya siz? Siz deneye geldiğiniz zamanda cebinizde olan paradan $25 daha az bir parayla oradan ayrılacaksınız. O zaman tekrar sorun kendinize intikam aldığınız kişi gerçekten kim?

Revenge Trading

İntikam duygusu o kadar kuvvetli ki çoğu zaman yaptığınız davranışları ya da aldığınız kararları bu duygunun baskısı ile yaptığınızı bile fark edemiyorsunuz. Birinin bilinçli olarak ayağına basmaktan tutun yaptığınız hisse senedi işlemlerine kadar geniş bir yelpazeye sahip bir duygu…

Yatırımcılar, hisse senedi işlemleri yaparken genellikle birçok hisse senedi arasında kalırlar. En iyi ihtimalle bile yatırımcının git-gel yaşadığı en az iki hisse senedi bulunmaktadır.

En sonunda bu iki hisse senedinden birini seçer ve aldığı hisse düşerken almadığı, sürekli aklını çelen ikinci hisse yükselir –yatırımcılara göre bu olay hep böyle olmaktadır-.

Yatırımcı daha ne olduğunu kendisi bile anlamadan az önce aldığı hisseyi satar, yükseldiğini gördüğü hisseyi alır. Ama gel gör ki piyasa bizim yatırımcıya düşmandır ve onu hiç sevmez bu yüzden de ilk başta aldığı ancak beklemeden sattığı hisse bu sefer yükselirken panikle yükseliyor diye aldığı hisse düşmeye başlamıştır.

Gün sonunda yatırımcının elinde sıfıra sıfır elde var sıfırdır. Hatta elde sıfır bile yoktur, onun yerine eksi bir bakiye vardır. İşte tam böyle bir kayıp noktasında yatırımcı oldukça dikkatli olmalıdır. Çünkü bu nokta yatırımcının, haksızlığa uğradığını hissettiği, hisse senedi piyasasında eşitlik kavramını sorgulamaya başladığı bir noktadır.

Bu sorgulamaya başlama, kendine kızma, piyasaya kızma, kuvvetli bir moral bozukluğu sizi “Revenge Trading” yani intikam işlemine sürüklemektedir. Bu nokta tam anlamıyla duygularınızın direksiyona geçtiği mantığınızın ise arka koltukta uyumayı tercih ettiği bir noktadır.

İlk başta bir planınızın olmaması daha sonra panik ile hisse senetlerini değiştirmeniz bu piyasa için zaten yeterince hatalı davranışlar silsilesidir. Ancak intikam işlemine sürüklenmek ise yapılan işlemlerden doğan kayıpları biriktirmenin harika bir yoludur. Kısaca ilk başta yaşadığınız zararları intikam işlemleri ile birlikte kalıcı bir hale getirmiş olursunuz.

Hiçbir yatırımcı işlem yaptıktan sonra kaybetmeyi istemez. Ancak hiçbir zaman kaybetmeyeceğini düşünmek büyük bir hatadır. Piyasada var olan riskler her zaman tam olarak algılanamaz ve bu piyasa her zaman ödüllerin dağıtıldığı bir piyasa da değildir. Fakat yatırımcıların birçoğu bu gerçeklikleri görmek yerine kendi yarattığı gerçeklikle işlem yapmak istemektedir. Bunun sonucunda ise zararlı olan tek bir işlem tüm karlı işlemleri yok edebilmektedir.

Yatırımcı, İntikam İşlemleri Döngüsünde Ne Yapmalı?

İntikam işlemi piyasada yaşadığınız kayıptan dolayı ortaya çıkan doğal bir tepkidir ancak kaçınılmaz değildir. Öncelikle borsanın kendi başına olabildikçe zor bir yatırım aracı olduğunu, hem fiziksel hem de zihinsel olarak sizi yorduğunu unutmayın. Dolayısıyla, bu piyasaya, bu piyasada işlem gören hisse senetlerine markete gidip iki ekmek alıyormuş edasıyla yaklaşmayın.

Her yazımda belirttiğim gibi bir planınız olması lazım ancak zaman içerisinde bu planın ne olduğunu unutuyorsanız mutlaka bir borsa günlüğü tutun. Bu günlüğe işleme başlamadan önce portföyünüzde ne kadar var, neden bu hisseyi aldınız, aldığınız bu hissede hedefiniz nedir mutlaka yazın.

İşlemi sonlandırdığınız zaman ise portföy tutarınızın ne olduğu yazın. Bu işlemler sonucunda günlüğünüzü size iki şey gösterecek: İşlem sonucunda hata yaptığınızı ya da hata yapmadığınızı. Ama günlüğünüzün asıl göstereceği şey ise sonuçlarınız hatalıysa bunun neden dolayı olduğudur.

Zaman içerisinde yapılan işlemlerin detayları unutulur. Ancak tuttuğunuz bu günlük sayesinde kendinizle ilgili neyi düzeltmeniz gerektiğinizi daha net görürsünüz. Eğer günlüğünüzde sürekli zarar görüyorsanız kullandığınız teknikte, sistemde ya da haber kaynaklarınızda bir hata vardır bunları bulmaya çalışın.

İntikam işlemi girdabına kapıldığınızı fark ettiğiniz anda işlemlere ara vermelisiniz. Bu noktada başka bir işlem yapmamalısınız. Kızgınlıkla yaptığınız intikam işlemleriyle kendinizi ve portföyünüzü daha da karmaşık hale getirmeye gerek yok. Eğer yapabiliyorsanız ekranınızdan, telefonla işlem yapıyorsanız telefonunuzdan uzaklaşın. Kendinize borsanın, hisse senetlerin olmadığı en az bir saatlik bir zaman dilimi yaratın. Çünkü intikam işlemlerini önlemenin en iyi yolu var olan tüm cazibeleri ortadan kaldırmaktır. Bu yüzden ara vermelisiniz.

Borsa işlemlerinizde başarılı olmak istiyorsanız intikam duygusuyla yaptığınız işlemler kırmanız gereken bir alışkanlıktır. Unutmayın ki, duygularınızı kontrol edemediğiniz her noktada sermayenizi risk altına sokuyorsunuz. Borsa, soğuk ve hesaplayıcı bir zihne ihtiyaç duyar. İntikam işlemine sürüklendiğinizi fark etmiyor olabilirsiniz ancak birden fazla ve hızlı bir şekilde zararlarınız olmaya başladıysa yeni bir işlem yapmadan önce kendinize sorun; “Başka bir işleme şu anda gerçekten hazır mıyım?” veya “Sermayemin daha ne kadarını kaybetmeye razıyım?” Bunları sormadan başladığınız her işlem bir önceki işlemden daha hasarlı olacaktır.

“Eğer intikam peşindeyseniz, iki mezar kazın.” Çin Atasözü

Cemre

NOT: Yukarıdaki deney gerçek partnerle yapıldığında genellikle her ikisi de $25’ı paylaşarak deneyi bitirmişlerdir. Ancak İsviçre’de çalışma yapanlar “eğer $50’ı alan deneklerden biri parayı paylaşmazsa ne olur?” sorusunun cevabını merak etmişlerdir ve deneyi buna uygun olarak düzenlemişlerdir. Buna göre bir denek ve varsayımsal denek olacaktır. Yani asıl denek karşısında gerçek bir partner olduğunu ve kendisine söylenen şeylerin o kişiden geldiğini düşünecektir. Yeni düzenlenen deneyde, deney sorumlusu deneğe partnerinin $50’ı kendisi ile paylaşmak istemediğini söyleyerek kural 4’ü sunmuştur. Deney sonucu göstermiştir ki denekler intikam alma isteğine karşı koyamamaktadırlar, kendilerine intikam alma fırsatı verildiği zaman karşı tarafı şiddetli bir şekilde cezalandırmaktadırlar.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.