DOLAR 7,2915
EURO 8,5355
ALTIN 477,171
BIST 1060,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Haklı olma çabanızı hangi mutluluğunuz ile değiştiniz?

Haklı olma çabanızı hangi mutluluğunuz ile değiştiniz? Haklı olmanın özgür olmanızdan daha kıymetli olduğuna ne zaman karar verdiniz?

Haklı olma çabanızı hangi mutluluğunuz ile değiştiniz?

Her gün kendimizi ispat etme çabasında neler kaçırdığımızı farketmeden günlerimizi geçiriyoruz. Bazen haklı olduğumuzu o kadar büyük bir istekle kanıtlamaya çalışıyoruz ki sonuç olarak elimizde bize  hiçbir katkısı olmayan haklılığımız ile başbaşa kalıyoruz.

Peki biz, bize başkalarının bizi haklı görmesini hayatımızın hangi alanında bu kadar değerli kıldık? Kendi varlığımızı ispat etme çabasında kimlerin bizi haklı gördüğünün önemini, bu düşüncelerden sıyrılıp özgür olabilme huzuruna ne zaman değiştik? Bize hep öğretilen bu mu oldu? “Haklı ol, ne kadar haklı olduğunu kanıtlamaya çalış, ne kadar haklı olduğunu göster ki o zaman onaylanır ve takdir görürsün.” cümleleri ile mi büyütüldük toplum olarak?

Haklı olma çabanızı hangi mutluluğunuz ile değiştiniz?

Karşımızdakine haklılığımızı anlatmaya çalışırken, aslında onları hiç dinlemediğimizi fark etmiyoruz. Konuşmalar diyalogdan çıkıp, kendimizi anlatmaya çalıştığımız, çabaladığımız monologlara dönüyor. Yeri geliyor sesimizi bile yükseltiyoruz bu konuşmaların içinde,  ama aslında görmüyoruz ki ses yükseltmek kendimizi duyurmanın çok çaresiz bir yoludur. Günün sonunda sevdiğimiz, değer verdiğimiz kişilerle iletişimimizin kesilmesini bile göze alıp sadece kendi hissettiklerimizi, yaşadıklarımızı ve ne kadar haklı olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Herkes kendi düşüncelerine ve fikirlerine göre dünyayı anlamlandırıyor. Yani herkesin dünyası aslında kendine özel ve tek. Bu durumda farklı dünyalar içerisinde tek bir haklılık söz konusu olabilir mi? Bir konuyu tüm boyutları ile ele aldığımızda, seçimlerimizin tüm yaşadığımız durumları şekillendirdiğini gördüğümüzde tüm haklılık payına sahibim diyebilir miyiz? Haklı olma kavramında adalet varsa, bu gerçekten adil olur mu?

Haklı olma çabanızı hangi mutluluğunuz ile değiştiniz?

Kafamızın içinde haklılığımızı ispat eden tartışmalara giriyoruz, o kişilerle tartışıyoruz ama fark etmiyoruz ki bu düşüncelerin hepsi bizi görünmez zincirler ile bağlıyor. Ne zaman haklı olma sevdasından vazgeçersek asıl özgürlüğün orada başladığını görmek ister misiniz? Bir anlığına düşünsenize; aklınızda haklılığınızı göstermek istediğiniz tartışmalar yok, o sesler yok. O kırgınlıklar, o öfke o endişeler yok. Sadece olanı olduğu gibi görme ve yaşama safhasındasınız, işte o an sonsuz özgürlüğün ve zihin berraklığının içinde oluyorsunuz.

Haklı olma çabanızı hangi mutluluğunuz ile değiştiniz?

Her şey içeriden dışarıya doğru başlar, başkalarının bize verdiği onaylar bizi beslemez, biz kendimizi beslemedikten sonra. Kendimizi de başkalarına yapmaya çalıştığımız ispat çabaları ile beslemeyiz, zaten kendi benliğimizin varolduğunu önce biz kabul ederek yapabiliriz. Mutluluk sadece anın içinde yaşanabilir, geçmişi sürekli düşünmek pişmanlık içinde yaşamak, sürekli geleceği düşünmek de endişe ve kaygı içinde yaşamaktır, bu durumlarda mutluluğu hissedemeyiz, çünkü onu sadece anın içinde hissedebiliriz. Hayat da anın içindedir, arkamıza bakarak ilerleyemeyiz, sürekli ileriye doğru bakarsak da o an önümüzde olanları göremeyiz.

Bir süre sonra ne kadar haklı olduğumuzun bize bile bir anlam ifade etmediği zaman geldiğinde gerçekten haklı olmak için vazgeçtiğimiz özgürlüklerimiz ve mutluluklarımız buna değecek mi?

Bugün yeni bir seçim yapmak ister misiniz?

Haklı olma çabanızı hangi mutluluğunuz ile değiştiniz?

Şimdi şu an size bir sorum var; haklı mı olmak istersiniz, yoksa özgür ve mutlu mu?



YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.