DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,62
BIST 1.124
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Mevzi Sağanak
İstanbul
27°C
Mevzi Sağanak
Pts 27°C
Sal 27°C
Çar 23°C
Per 25°C

Kendi zindanından büyük kaçış

24.06.2018
6.036
A+
A-

Kendine yapacağın en büyük kötülüklerden biri, hepimizin zaman zaman yaptığı gibi, kendi kendini küçültmek, suçlamak, yargılamak ve hatta aşağılamak.

Kendi değerini bilmeyenin değerini bilmezler derler, bu kısır döngü ‘hiçbir işe yaramıyorum’ veya ‘salağın tekiyim’ veya ‘mutlu olmayı haketmiyorum’ gibi kalıplarla oluşmuş kocaman bir duvar oluşturana kadar devam ediyor. Her kötü cümle, içinde olduğun zindanın duvarlarını biraz daha kuvvetlendiriyor.

Bu ses bazen o kadar güçlü oluyor ki, karşına gelenlerin sana kötü davranmaları, aşağılamaları, yok saymaları ve kalbini kırmaları bile normalleşiyor.

Oysa bundan kurtulmanın yolu var. Hem de sihirli bir yol.

Tek kelime dört hece ile: Far-Kın-Da-Lık.

Nerede oyundan düştüğünü fark etmek; kendine kurduğun tuzakları tek tek kaldırmak, duvara vurduğun balyozlarla özgürlüğe doğru adım adım ilerlemek demek.

Hangi tuzaklar bunlar, önce onları fark edelim:

Hangi tuzaklar senin kendi yoluna kurduklarından, hangileri senin duvarında var?

Ya Hep Ya Hiç düşünce tarzı. Önüne gelen her durumda ya siyah ya beyaz, ya çok kolay ya da imkansız, ya harika ya da ümitsiz yargısına varmak. Önce karşı tarafı, sonra da kendini suçlamak. Aradaki tonlara ve farklılıklara zaman ve yer tanımamak.
Olumsuz Filtreleme. İçinde bulunduğun durumdaki iyi gelişmeleri görmezden gelirken, sadece olumsuz olanları ön plana getirmek. Odak noktasını sadece negatif ve olumsuz gelişmelerde ve şartlarda tutmak.
Felaket Beklentisi. Ne olursa olsun, hayat yolunda bir felaketin, bir kötü haberin veya bir kabusun bir sonraki virajda karşına çıkacağına dair sarsılmaz bir inanç.
Akıl Okuma. Başkalarının ne düşündüğünü çok iyi bildiğini sanıyorsun değil mi? Sadece ne düşündüklerini değil, ne hissettiklerini de biliyor ve bu görüşlerini sarsılmaz birer gerçek gibi kabul ediyorsun. Daha ne hissettiğinin adını tam koyamadan, başkalarının niyetlerini, davranışlarının nedenlerini bildiğini sanmak.
Kötü Düşüncelerde Israr. Çoğunu kendinin uydurduğu ve varsaydığı olumsuzluklara sımsıkı sarıldığın için, olmadıklarına dair kanıt veya görüşleri tamamen görmezden gelmek.
Duyguları Düşünceleştirmek. Karar ve akıl yürütmeleri olan biteni düşünerek ve elindeki bilgilerle değil, duygularının sana dikte ettirdiği şekilde oluşturmak. Kelimelerinle karşı karşıya kaldığın sorunları yücelterek ve kendini onların karşısında ezerek kararlara varmak.
Suçlamak. Sorumluğu kendimiz almadan önce karşındakini olan biten tek sorumlusu yapmak. Karşıyı suçlamanın işe yaramadığına karar verdiğinde ise sadece kendini suçlamak. Bir uçtan diğer uca yolculuk yaparken, ölçüyü kaçırmak.

Bu tuzakları fark etmek, onların hemen ortadan kalkmasını sağlamayabilir. Bu düşüncelere düşmek, sadece senin için değil, hepimiz için gayet normal.

Çünkü aslında hep şunu kabul ediyoruz: önce görüyoruz, sonra hissediyoruz.

Aslında düşününce, hiç de de doğru değil. Hislerimiz çoğu zaman gördüklerimizi veya gördüğümüzü sandığımız olayları, davranışları ve kendimizi farklılaştırıyor.

Çoğu zaman algımızı belirleyen duygularımızdır. Korktuğumuzu görüyoruz karşımızda, çoğu zaman korktuğumuz şey orada olmasa da.

ABD Başkanlarından Roosevelt, göreve geldiğinde şöyle demişti:

‘Tek korkmamız gereken, korkunun kendisidir.’

Kendini korkularına teslim etme.

Kendi olumsuz düşüncelerinin, kendin ve çevren ile algını yönetmesine ve sana dikte ettirmesine izin verme.

Ne sen o kadar değersizsin, ne dışarıdaki dünya bu kadar korkutucu.

Kendine olan inancın, dışarıda olduğunu sandığın karanlığı dağıtsın


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.