DOLAR 7,3361
EURO 8,6221
ALTIN 478,512
BIST 1075,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Az Bulutlu

Merkez bankaları virüs savaşını kazanabilecek mi?

Merkez bankaları virüs savaşını kazanabilecek mi?
05.05.2020
72
A+
A-

Uzmanlar, küresel krize neden olan yeni tip korona virüsün (Kovid-19) etkileriyle uzun süredir mücadele eden merkez bankalarının aldığı önlemleri değerlendirdi

Şirket ve hanelerin koronavirüs salgını nedeniyle tahrip olan bilançolarını düzeltmelerine yardım etmeye çalışan dünyanın büyük merkez bankaları devlet tahvillerinden tüketici kredisine kadar her cins varlığı satın alıp karşılığında nakit para yaratmaya başladı.

Ancak bunu ne zaman veya nasıl durdurabileceklerini henüz kimse bilmiyor.

Salgının ortadan nasıl kalkacağına dair yürütülen en iyimser senaryo bu yıl içinde yeni vaka sayısının düşeceğini ve insanların tekrar işbaşı yapacağını öngörüyor.

En kötü senaryoda ise dalgalar halinde yeni koronavirüs salgınları ve tecrit önlemleri alınacağı tahmin ediliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde ABD, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının ekonomilerini yüzdürmek için devlet tahvillerinden konut kredilerine ve maaş ödemelerine kadar her türlü ödemeyi finanse edeceği öngörülüyor.

Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörlerinden Kathryn Judge konuya ilişkin “Soru şu; hangi noktada Fed’in müdahalelerinden endişe duymaya başlayacağız?” dedi.

Judge “Eğer insanlar likidite ve kredi bulamayacakları endişesini taşıyorlarsa ve tek çare de Fed ise Fed buna daha ne kadar katlanacak? Uzun vadede bu durum endişe verici” dedi.

İngiltere Merkez Bankası (BOE) hazinenin işten çıkarılan çalışanlara maaş ödemek için daha fazla paraya ihtiyaç duyacağını açıklamasından kısa süre sonra daha fazla devlet tahvili satın alacağını açıkladı.

BOE’nin para politikasının oluşturulmasından sorumlu yetkililerinden Jan Vlieghe, iki kurumun eşi görülmemiş şekilde birlikte hareket etmesini “Weimar Cumhuriyeti ya da Zimbabwe’de” olacak bir şey şeklinde niteledi. Bu iki örnekte hükümetlerin merkez bankalarına talimat vermesinin felaket ile sonuçlandığını belirten Vlieghe İngiltere’de ise hükümetten kimsenin BOE’ye açıktan talepte bulunmadığına dikkat çekti.

Ancak ya hükümetlerin merkez bankalarından bir şey istemelerine gerek kalmadıysa ve bu eşgüdüm yeni normal haline geldiyse?

Japonya neredeyse o konuma gelmiş durumda. Onyıllardır deflasyonla mücadele eden Japonya Merkez Bankası (BOJ) son dönemde ekonomi içindeki varlığını giderek artırdı.

Devam eden varlık alımları sonucu Japonya devlet borçlanma senedi stokunun neredeyse yarısına sahip olan BOJ, geçen hafta ise ihtiyaç halinde daha bile fazla alım yapabileceğini açıkladı.

BOJ Şubat ayından bu yana piyasadan şirket borç tahvilleri de toplamaya başladı.

BOJ Başkanı Haruhiko Kuroda devlet tahvillerini paraya çevirmediklerini sadece BOJ’nin “getiri eğrisi programı” kapsamında faiz oranlarını düşük tutmak için gerekli olan alımları gerçekleştirdiklerini söyledi.

2008 yılında yaşanan küresel krizde de Avrupa ve ABD’de buna benzer “alışılmamış” araçlar kullanılmıştı.

Ancak koronavirüsün yarattığı şokun sınırları gerçekten zorladığı açıkça görülebiliyor.



YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.