DOLAR 7,6751
EURO 8,9419
ALTIN 459,58
BIST 1.124
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Sal 27°C
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 25°C

Yurt dışı yatırımlarda başarının sırrı!

21.10.2019
6.101
A+
A-

Özellikle kriz dönemlerinde yurt dışında iş yapma eğiliminin giderek arttığını görüyoruz. Son dönemde özellikle müteahhit şirketlerin yurt dışında iş alma eğiliminde bir artış söz konusu. Orta Doğu, Türki Cumhuriyetler ve Afrika ülkeleri daha bakir piyasaların sağladığı fırsatlar ile büyük rağbet görmekte.

Müteşebbislerin yurtdışına açılımını yurtdışına yatırım mallarının ve buna bağlı hizmetlerin ihracı ile doğrudan yatırımlar olarak iki kısımda inceleyebiliriz.

Öncelikle yurtdışında aktif olabilmek için ilgili ülkenin potansiyelini, dinamiklerini, iş yapma şekillerini iyi tespit etmek ve piyasaya girmeye çalışırken doğru bir yaklaşım içinde olmak gerekiyor. Unutmamak gerekiyor ki her ülke apayrı bir dünya ve en kısa zamanda kendimizi adapte etmek durumundayız. İlgili coğrafyada işe yarar bir bağlantı ağı inşa etmek ve doğru kullanmak da kritik önemde. Hemen her ülkeyi yakından tanıyan uzmanlar olduğu için mutlaka fikir ve danışmanlık almakta büyük fayda var. Aksi takdirde öğrenme sürecinde uzun süre havanda su döven şirketlerin sayısı hiç de az değil.  

İster doğrudan yatırımcı olarak isterse de yatırım malımızı satmaya çalışan müteahhit şirket olalım hedeflediğimiz ülkedeki yatırımlara kaynak sağlamak için finansal imkanlar yaratmak durumundayız. Satacağımız mal ve hizmetlerin müşterilerimiz tarafından alınabilir olması için uygun finansal koşulları yaratmak özellikle son dönemlerde giderek artan rekabetin bir ön koşulu olmuş durumda. Doğrudan yatırımlarda ise finansman olanaklarını bu defa da kendimiz için oluşturmak mecburiyetindeyiz. Finansman kaynağı arayışına başlarken dikkate almamız gereken beş temel unsur sayabiliriz. Bunlar 1. Hangi ülke 2. Hangi sektör 3. Ağırlıklı hangi ülkelerden mal tedariği yapacağız  4. yatırımın büyüklüğü ve 5. Madde olarak ise projenin tedarik şekli olarak ifade edebiliriz. Yatırımın hangi ülkede olduğu ilgili coğrafyada politik riskin ne olduğu, aktif olan bankaları belirlemek ve fon arayışımızı şekillendirmek için önemli. IFC, EBRD, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası gibi bankalar yatırım finansmanında önemli oyuncular olduğu için ilgili oldukları coğrafyaları ve sektörleri bilmek ve arayışımızı doğru hedeflere yönlendirmemiz gerekmekte. Yatırım mallarını ağırlıklı hangi ülke veya ülkelerden temin edeceğimiz ise Hermes, SACE, Coface, US Exim gibi hangi ECA’ler vasıtası ile finansman sağlayabileceğimizi belirleyecek olması bakımında önemli. ECA (Export Credit Agency) ‘ler kendi ülkelerinin rakabet gücünü ve dolayısı ile de ihracatını geliştirmeyi hedefledikleri için yatırım mallarının ağırlıklı olarak kendi ülkelerinden temin edilmesi halinde tüm yatırım için uygun kredi imkanları sağlayabilmekteler. Sağladıkları kredinin vadesi ve kullanım koşulları ihracatın yapılacağı ülkenin politik riskine, sektöre ve yatırımın büyüklüğüne bağlı olarak da değişiklik arz etmekte. Örneğin yenilebilir enerji alanındaki projelerde genel kabül olarak daha uygun kredi kullanım koşulları ve daha uzun vadeler mümkün olabilmekte. Bazı projelerde yüklenici şirketler özellikle daha cazip finansman imkanlarından faydalanabilmek amacı mal tedariğini daha rekabetçi ve esnek olan ECA’lerin aktif olduğu ülkelere yönlendirebilmekteler. Kalkınma ve Yatırım Bankaları ile ECA’ler haricinde ilgili coğrafyaya ilgisi olan ticari bankalar ile yatırım kredisi sağlayan veya bazen ortak da olabilen yerel bankaların fon kullandırım koşulları da finansman paketini oluştururken dikkate alınması gereken diğer hususlar.

Projelerin yapılabilirliğini sağlayacak doğru finansman kaynaklarını bir araya getirebilmek uzmanlık gerektiren bir iş. Farklı ülkelerdeki değişken koşullara bağlı finansman kaynaklarını ister kendi yatırımlarınız isterse de müşterilerinizin yatırımları için doğru şekilde bir araya getirip projenin performansını ve finanse edilebilirliğini geliştirmek gerekiyor. İlgili ülkedeki ve proje özelindeki riskleri analiz etmek ve en doğru şekilde yönetmek de işin çok önemli bir parçası. Bu sayede projelerin performansını geliştirmek ve bankalarla olan müzakere sürecini en doğru şekilde yönetmek mümkün. Giderek artan şekilde gündeme gelen Kamu Özel Ortaklığı (PPP) kapsamındaki proje yapılarına da hakim olmak önemli. Ülke yönetimleri kendi finansman kaynaklarını tüketmediği ve proje performansını arttırdığı için PPP’nin uygulama yöntemleri arasında yer alan Yap-İşlet- Devret ve Yap-Kirala-Devret gibi tedarik yöntemlerini giderek artan şekilde kullanmaktalar. PPP projelerinde müteahhit şirketler genelde üklencii vasvıfının yanına işletmeci kimliğini de eklemek durumunda kalıyorlar. Yeni dönemde pek de alışkın olmadıkları özellikle işletme performansı ile ilgili gerekliliklere ve risklere hakim olmaları gerekiyor. Finansal mühendislik tüm bu parçaları uygun bir şekilde bir araya getirmek ve en uygun kombinasyonları yaratmak için kullanmamız gereken bir önemli bir yöntem.  Çoğu müteşebbimizde söz konusu altyapı ve yetkinlikler mevcut değil ve uzmanlardan finansal danışmanlık almamanın maliyeti çok yüksek.

 

Fatih Kuran

Kamu Özel Ortaklığı (PPP) ve Proje Finansmanı Uzmanı, Dinamo Danışmanlık Kurucu Ortağı


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.